Bugun...
Bizi izleyin:



TEDAVİ EDİLMEYEN REFLÜ KANSERE YOL AÇABİLİR

Tarih: 31-01-2020 22:38:41 + -


KONUŞURKEN SESİNİZ KISILIYORSA REFLÜYE DİKKAT KARŞINIZDAKİ İLE KONUŞURKEN SESİNİZ ÇIKMIYORSA SORUN MİDENİZDE OLABİLİR KAHVE ÇİKOLATA KEYFİNİZ REFLÜYE YOL AÇABİLİR


TEDAVİ EDİLMEYEN REFLÜ KANSERE YOL AÇABİLİR

OBJEKTİFTÜRKİYE(Haber Merkezi) Yemek sonrası mide ve yemek borusunda yanma ile ortaya çıkan reflü, özellikle geceleri hastalara uykuyu zehir ediyor. Sıklıkla gece ağızda oluşan acı tat, yanma ve öksürük nöbetleri ile uyanan hastalarda tedavi ve kontrol büyük önem taşıyor. Hastaların mideyi rahatsız edebilecek acı ve yağlı yiyeceklerden, çikolata ve kahve tüketiminden uzak durması gerektiğinin altını çizen Türkiye İş Bankası İştiraki Bayındır Söğütözü Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zafer Ferahköşe, “Reflüye karşı medikal tedaviler uygulanmasına karşın yanıt alamayan hastalarda cerrahi ön plana çıkar. Kapalı ya da açık cerrahi uygulamalar ile reflü hastalığında yüz güldüren sonuçlar elde edilir” dedi.

 

Sıklıkla yemek sonrası, midede sindirilen gıdanın ve asidin yemek borusuna doğru çıkması ile ortaya çıkan reflü, toplumun neredeyse yarısında yaygın olarak görülüyor. Göbek üstünden başlayan rahatsızlık, iman tahtası ve göğüs kafesi arkasından boyuna doğru yayılan yanma ve ağrı ile belirti verirken, ağızda hatta nefes borusunda yanma, ağızda acı su hissi, öksürük, ses kısıklığına neden oluyor. Uyurken ya da eğilir pozisyonda şiddeti artan reflü, yemek borusu ve mide birleşimi arasında yer alan sfinkter (kapak) mekanizmasının işlevini kaybetmesi ile ortaya çıkıyor. Bu fonksiyonunun yapısının bozulması mideye inen gıdaların yemek borusuna kaçmasına neden oluyor.

 

MUTLULUK İKSİRİ ÇİKOLATA, REFLÜNÜN

EN BÜYÜK SEBEPLERİNDEN BİRİ

 

Acı veya yağlı yemek, çikolata, kahve ve alkol tüketiminin reflü oluşumunu hızlandırdığını ve kişilerin yatar pozisyona geçtiğinde çıkan belirtileri daha kuvvetli hissettiğini belirten Türkiye İş Bankası İştiraki Bayındır Söğütözü Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zafer Ferahköşe, “Hastaların çoğunda en az haftada bir defa reflü atağı meydana gelir. Gece uyanmalar artar, gün içinde iş kaybı meydana gelir. Reflü hastalarının yaklaşık yüzde 70’i semptomları azaltmak için ilaç kullanırken, yüzde 45’inde birden fazla ilaç alımı belirtileri azaltmaz. Hastaların tanı konulmasını kolaylaştırmak için belirtileri iyi analiz etmesi gerekir. Oluşan yangı, ağrıyla yer değiştirirse miyokard iskemisi, pylor stenozu, safra kesesi taşı, gastrit, gastrik veya duodenal ülser gibi bazı hastalıkları akla getirir” diye konuştu.

 

TEDAVİ EDİLMEYEN REFLÜ

KANSERE NEDEN OLABİLİR

 

Reflü ataklarının kontrol altında tutulmaması zamanla yemek borusunun iç doku özelliğini kaybetmesine neden olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Zafer Ferahköşe, “Midenin iç dokusu yemek borusunun dokusu ile yer değiştirir. Bu durumda hastada yutma güçlüğü oluşarak, önce katı sonrasında sıvı gıda yutmayı engeller. Zamanla bu değişik epitel hücreleri şekil ve yapı değişikliğine uğrayarak kansere dahi yol açabilir. Yeni gelişen reflüde, hastalara 12 haftaya kadar anti asit tedavisi önerilir. Bu esnada hastaların baş gövde kısımlarının yüksek ve eğimli yatmaları, mide bölgesini sıkacak dar elbise giymemeleri, yemek yedikten en az dört saat sonra uykuya geçilmesi, kahve, çikolata, alkol ve baharatlı gıdalardan kaçınması gerekir” dedi.

 

TEDAVİYE YANIT VERMEYEN HASTALARDA

CERRAHİ ÖN PLANA ÇIKAR

 

Medikal tedaviye karşın reflü şikayetleri devam eden ya da midedeki asit seviyesini azaltan proton pompa inhibitörlerini kullanamayan genç hastalarda, cerrahi tedavi devreye girer diyen Prof. Dr. Zafer Ferahköşe, operasyon ile ilgili şu bilgileri verdi; “Laparoskopik veya açık reflü cerrahisi ile hastaların yaklaşık yüzde 90’ında oluşan semptom ve reflü ortadan kalkar. Ameliyatta amaç mide ile yemek borusu arasındaki kapağın yeniden oluşturulmasıdır. Ameliyat sonrası ikinci ayda hastalarda 24 saatlik asit ölçümü ile reflünün kontrol altına alınıp alınmadığı test edilir. Açık ve kapalı ameliyat arasında başarı oranı hemen hemen aynıdır. Laparoskopik cerrahide, ameliyat sonrası gündelik hayata dönüş daha hızlı ve konforlu olur.”




Kaynak: objektiftürkiye

Bu haber 305 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Sağlık ve Aile Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
450 Okunma
270 Okunma
245 Okunma
245 Okunma
236 Okunma
190 Okunma
187 Okunma
182 Okunma
177 Okunma
168 Okunma
164 Okunma
127 Okunma
1218 Okunma
1164 Okunma
1124 Okunma
1068 Okunma
887 Okunma
863 Okunma
721 Okunma
703 Okunma
645 Okunma
506 Okunma
450 Okunma
422 Okunma
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
  • YAZARLAR
FOTO GALERİ
  • Atatürk
    Atatürk
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Haber Paketleri Tv Reklamı
    Haber Paketleri Tv Reklamı
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI