Bugun...
Bizi izleyin:


GÜLAY ÖZCAN


Facebookta Paylaş









“Ben senin Namazınım . . .”
Tarih: 05-12-2018 19:53:00 Güncelleme: 05-12-2018 19:53:00


Bir adam gözlerini açtığında kendisini labirente benzer bir yerde buldu. Çok şaşırdı. Etrafına bakındı. Kimseleri göremedi. Biraz korktuğunu hissetti. Kalktı, öteye beriye koşturmaya başladı.
 
Fakat ne bir kimseye rastlıyordu, ne de bir çıkış görebiliyordu.
 
Başka yönlere doğru korkuyla, heyecanla koşmaya başladı. Ancak yine bir çıkış bulamadı. Çaresizce bir çıkış yolu aramaya devam etti. Hiçbir şey bulamadı. Üstelik nereden geldiğini, nereye gideceğini de kestiremiyordu artık. Kaybolmuştu. Burada ne işi vardı?!. Buradan nasıl kurtulacaktı?!. Yardım edecek kimse de yoktu…
 
Dışında çıkış vermez duvarlar; kimi yerde betondan, kimi yerde ağaçlardan, kimi yerde kayalardan duvarlar vardı. İçindeki duvarlar ise daha çetindi; korkudan, endişeden, meraktan, ümitsizlikten örülü duvarlardı bunlar… Sıkışıp kalmıştı adamcağız.
 
Koşturması onu kurtarmıyor, aksine içindeki korku duvarlarını daha da büyütüyordu. Ruhu, kurtulmaya çalıştıkça sıkılaşan bir düğümün içinde gibiydi.
 
Telâş içinde aranırken, birden önüne birisi çıkıverdi. Öyle şaşırdı, öyle sevindi ki, kalbinin bir duyguyu bu kadar derinden hissedeceğini tahmin bile edemezdi.
 
O sevinçle, o ümitle, o yalvarmayla öyle sarıldı ki ona, alıp içine sokmak istedi.
 
Biraz şaşkınlığını atıp, çölde susuzluktan yanmış bir insanın su istemesi gibi sordu: “Neredeyim?!. Nasıl kurtulacağım buradan?!. Ne tarafa gitmeliyim?!. Biliyor musun, yalvarıyorum söyle bana!..”
 
Karşısına çıkan sadece evet anlamında başını salladı.
 
Olsun bu da yeterdi ona. Kabul etti ya… Başını salladı ya… Demek ki yardım edecekti.
 
Adam bir daha sordu. “Ne olur söyle, ne tarafa gitmeliyim, nasıl kurtulurum buradan?!.”
Karşısında duran eliyle de işaret ederek tarif etti:
“Bak şimdi!……..”
 
Fakat o kadar hızlı söyledi ki, adam hiçbirini anlayamadı.
Bir daha yalvarır gibi sordu.
 
Karşısındaki tekrar aynı şekilde cevap verdi:
“Bak şimdi!……..”
 
Adam yine hiçbir şey anlayamadı.
 
Ne hazindi ki, çıkışı bilen birini bulmuştu, ama söylediklerini anlayamıyordu. Kendini daha da çaresiz hissetti. Ona bir daha sarılmak geldi içinden; ama bu sefer boğazına sarılıp onu sarsmak içindi. Yavaş konuş, anlaşılır söyle, niye böyle kelimeleri yutarak, anlaşılmaz konuşuyorsun demek için, onu tutup silkelemek istedi. Ama yutkundu, nefes aldı, sakin kalmaya çalışarak sordu:
 
“Bak,” dedi, “buradan kurtulmalıyım, çıkışı biliyorsun belli, ama ne olur tane tane söyle, dediklerini anlayabileyim emi?..”
 
Karşısındaki yüzüne garipseyerek baktı, “ama biz seninle hep böyle konuşuruz, hep böyle anlaşırız” dedi.
 
Adam duraladı. Daha önce karşılaştıklarını hatırlamak istedi. Fakat hatırlayamadı. Sordu:
“Seninle daha önce konuştuk mu, seni niye bilmiyorum.”
 
Karşısına çıkan, “elbette konuştuk, seninle her gün konuşuruz,” diye cevap verdi.
 
Adam ne diyeceğini bilemiyordu. Aklına onun kim olduğunu sormak bile zor gelmişti. Ancak bu sorusuna aldığı cevap onu daha da şaşırttı:
 
“Ben senin Namazınım . . .”
 
 


Bu yazı 6508 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
459 Okunma
447 Okunma
338 Okunma
311 Okunma
275 Okunma
246 Okunma
179 Okunma
169 Okunma
161 Okunma
160 Okunma
156 Okunma
123 Okunma
2147 Okunma
1248 Okunma
1141 Okunma
920 Okunma
857 Okunma
797 Okunma
717 Okunma
661 Okunma
647 Okunma
633 Okunma
581 Okunma
462 Okunma
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
  • YAZARLAR
FOTO GALERİ
  • Atatürk
    Atatürk
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Haber Paketleri Tv Reklamı
    Haber Paketleri Tv Reklamı
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI