Bugun...
Bizi izleyin:


NİZAMETTİN DURAN


Facebookta Paylaş









Cemil Meriç’i Anlamak! (I)
Tarih: 16-06-2020 21:11:00 Güncelleme: 17-06-2020 14:59:00


Cemil Meriç’i Anlamak! (I)

 

Cemil Meriç konusunda bugüne kadar sayısız paneller düzenlenmiş, sayısız konferanslar verilmiştir. Yine sayısız anma törenleri düzenlenmiştir. Yapılmalı mıydı? Elbette yapılmalıydı. Daha da fazlasını hak ediyordur şüphesiz. Ancak Cemil Meriç'i anlatmak demek hakkında uçsuz bucaksız methiyeler düzmek olmasa gerektir. Yerli-yabancı tanınmış yazarlarla ilişkilendirilip ona bu sayede yer açmak hiç değildir. "Şahsına münhasır olmak" diye bir deyim vardır. Yani özgün olmak. Yani kişinin kendi olması...

Ancak rijit bir anlatımı yakalama düşüncesiyle veya kaygısıyla ilginç cümlelerin kurulduğuna ve yoruma açık hükümlerin bunların üzerine inşa edildiğine şahit olmaktayız. Bununla ilgili bir iki örnek vermek istiyorum:

2017 tarihinde dinlediğim bir konferansta konuşmacı, Cemil Meriç’i anlatmaya başlıyor ve diyor ki, "Tersleri severim. Ece Ayhan'ı oraya koyarım. Ece Ayhan'da bir şey var; "tersten okumak" "Ben tarihi tersten okumayı severim" der. Kronoloji aptalların tarihidir. Tarihi düzden okumaktır. İşte bu aykırı adamı, Cemil Meriç'in yanına koyardım.” diyerek Cemil Meriç'in aykırı bir düşünür olduğuna vurgu yapar.

Bir başka örnek: 2008 yılında Antakya Kültür Merkezinde yapılan "Ümran'dan Uygarlığa Cemil Meriç" adlı panelde konuşmacı; "Cemil Meriç hakkında sunacağım bu tebliğ, aslında bildik kelimelerin tersinden bir okuması olacaktır."

Tarihi sevmek, tersten okumak, tarihi tersten okumak, okumayı sevmek, kronolojinin aptalların tarihinin olduğunu, çünkü onu düzden okumak anlamına geldiğini söylemek vs. Bu anlatım ve yaklaşımlarda aslında bir tersliğin olduğu görünmüyor mu? Hem de açıklanmaya muhtaç bir terslik! Ne ki, sağduyuya sahip çıkmak, sağlıklı düşünmek, doğruya, hakkaniyete, fıtrata uygun düşünmek ve davranmak ne zamandan beri "aykırılık"la tanımlanır oldu? Toplumun bütünü sağduyudan kopmuş olsa onlara uymayan bir kişi dahi olduğunda "aykırı" sözcüğünü kim için kullanacağız? Doğru bir yapıdan söz ediyorsak aykırı olan bir kişi değil de bütün bir toplumun olması gerekmez mi? Sağduyu çizgisinden ayrılmış, kopmuş bir toplumun değer ölçülerine göre ise o kişi aykırı olmaktadır.

Meşhur hikâyedir, bilirsiniz. Yağacak yağmurdan sonra içilecek suların herkesi delirteceği yönünde bir rivayet dolaşırken hiç kimse buna aldırış etmez, ancak iki arkadaş sular arınıncaya kadar yağmur öncesi kaplarını doldurdukları sudan içerler. Derken iki arkadaş, yağan yağmurun sularından etkilenmezken halkın tamamında değişiklikler ve anormallikler görülmeye başlar. Hatta bu iki arkadaşın hal ve hareketleri toplum tarafından "aykırı" görülmeye başlar. Görüldükleri yerde de deli muamelesi görürler. Bu toplumda yaşayan ve aykırı (!) olan bu iki arkadaş, ne yapacaklarına dair düşünürken biri diğerine, "Bu böyle olmayacak, getir şu sudan biz de içelim!" demiş.



Bu yazı 4978 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
216 Okunma
193 Okunma
182 Okunma
151 Okunma
107 Okunma
107 Okunma
87 Okunma
76 Okunma
74 Okunma
68 Okunma
62 Okunma
61 Okunma
1872 Okunma
1827 Okunma
1565 Okunma
1513 Okunma
1490 Okunma
1321 Okunma
1257 Okunma
1211 Okunma
1111 Okunma
994 Okunma
699 Okunma
589 Okunma
5954 Okunma
5942 Okunma
5897 Okunma
5681 Okunma
5393 Okunma
5078 Okunma
4887 Okunma
4770 Okunma
2908 Okunma
2658 Okunma
2563 Okunma
2446 Okunma
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
  • YAZARLAR
FOTO GALERİ
  • Atatürk
    Atatürk
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Haber Paketleri Tv Reklamı
    Haber Paketleri Tv Reklamı
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI