Bugun...
Bizi izleyin:


NİZAMETTİN DURAN


Facebookta Paylaş









Yeni bir dünya inşasında değerlerin yeri
Tarih: 16-01-2019 19:52:00 Güncelleme: 16-01-2019 19:52:00


Yeni bir dünya inşasında değerlerin yeri

Sanayi Devriminin zemininde yeşerip neşvünema bulan kapitalizm ve emperyalizmin estirdiği karasal iklimden hemen hemen etkilenmeyen toplum yok gibidir. Parayı ana eksene oturtan Batı ideolojisi, bunu emperyalizme götüren yol olarak kullanmıştır. Bir ülkenin rejimini, yönetim felsefesini kapitalizm üzerine inşa ettikten sonra Batı’nın emperyalist beklentisi olan gıda başta olmak üzere her tür emtianın kendiine akması kaçınılmaz olur.

Yeryüzü toplumlarının emeğini, “nasıl kendime aktarabilirim”in düşüncesinde olan ve bu amacını gerçekleştirmek için de her yolu mubah gören bir ideolojinin insanlığa ne verdiği ve ondan ne aldığı incelenmelidir. Çünkü her yolu meşru göstermek için algı operasyonları yapmak, zihni teşevvüşlere zemin hazırlamak, değer yargılarıyla oynamak gibi faaliyetler, yeni bir dünya anlayışı inşasında yaptığı işlerin başında gelmektedir. O halde gelişen tüm ilmi inkişafların, toplumun hak ve hukukunu devşirme yolunda araçsallaştırılması meselesini, "gelişme-teknoloji ve insan" sarmalında değerlendirmek gerekir. Bu yapıldığı takdirde, ancak teknolojide gelişen Batı’nın esas kıymeti/kıymetsizligi anlaşılmış olur.

Değerlerin bir toplumun huzur ve saadeti için ne ifade ettiğini anlamaya yönelik iki olayı anlatmak istiyorum. Biri günümüz insanının getirildiği noktadaki trajedisini; diğeri ise öz kültürümüzün yoğurup şekillendirdiği insan karakterinin örneğini anlatmaktadır:

1978 yılında Ankara'dan memleketim Hatay'a gitmek üzere Ulus'tan eski otogara doğru yürüyordum. Sırtımda çanta.. Gençlik Parkı'nın otogar tarafından olan köşesine vardığımda kucağında bir çocukla bana doğru yönelip konuşan bir kadınla karşılaştım. Kılık kıyafeti bir Anadolu kadını gibiydi. Yanına yaklaştığımda şu cümleleri tekrar etti:

-Abi çocuğum hastaydı, tedavi için gelmiştik, memlekete döneceğiz ancak yol paramız yetmedi. Ben hiç düşünmeden, "Ablam ne kadar eksik?" dedim. “20 Lira” deyince, bende de o kadar para vardı, çıkarıp hepsini verdim. Arkamı döndüm, 20-30 adım gittikten sonra, “Acaba ne yaptı?” merakıyla dönüp baktım. Bir de ne göreyim, bir başka adamı tutmuş konuşmuyor mu? Hemen dönüp yanına gittim ve "Sen daha ne duruyorsun? Ben senin eksik paranı verdim ya!" dememle birlikte, o bana yalvaran, haline acındıran kadın gitmiş, yerine gaddar ve zalim bir kadın gelmiş adeta. Bana dik dik baktı ve azarlayıcı bir ses tonuyla "Sen kimsin?" demez mi? İşte o zaman anladım durumu; yaptıklarının, söylediklerinin baştan sona kadar hepsinin düzmece olduğunu. Mizanseni anlar anlamaz, kendi kendime, "Oğlum, dayak yemeden buradan uzaklaş!", kadına da, "Pardon, özür dilerim, ben sizi birisine benzettim!" dedim.

İkinci olay, tarihi bir olaydır. Çoğumuz bilir. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'un fethi için hazırlıklarını tamamladıktan sonra milletinin halet-i ruhiyesini anlamak maksadıyla bir sabah tebdili kıyafetle halkın arasına girip dolaşmaya başlamış... Esnafın durumunu, aralarındaki ilişkileri, birlik ve beraberlik durumlarını, birbirlerine karşı sevgi bağlarını yakından izlemek, görmek ve fikir sahibi olmak istemişti.

Edirne'deki esnafın arasında dolaşırken bir dükkâna girer. Selam verdikten sonra alışveriş yapmak için istediklerini bildirir. Dükkân sahibi bir isteğini yerine getirir, diğerlerini vermez ve "Efendim, ben sabah siftahımı yaptım, şükürler olsun. Ancak benim komşum dükkânını yeni açtığı için henüz siftah yapmadı, mümkünse bu istediğiniz eşyayı oradan alınız, o da siftah yapmış olsun!" Fatih, bu alicenap tavır karşısında bitimsiz bir memnuniyet duydu, ancak bunu dükkân sahibine sezdirmeden "Peki" diyerek oraya yöneldi. İkinci dükkânda da birinci dükkânda yaşadıklarının aynısını yaşadı. Yine başka bir komşu esnafa yönlendirildi.

Fatih Sultan Mehmet’in gördüğü bu memnuniyet verici manzara karşısında duyduğu heyecan tarif edilemezdi. Birbirine bu kadar tutkun, birbirini seven ve birbirleriyle yardımlaşan ticaret ve kazanç ahlakına sahip bu insanların varlığını bizzat müşahede edince, şükür makamına yönelerek,

"Rabbim, sana sonsuz hamdü senalar olsun. Bana çıkarları için birbirlerine düşen değil, kardeşinin çıkarlarını kendi çıkarı gibi düşünen bir millet verdin! Ben bu asil milletimle değil Bizans’ı, Allah'ın izniyle dünyayı fethederim." dedi.

Bu güzel özelliklere sahip bireylerin oluşturduğu toplumla nelerin gerçekleştiğini tarihler yazmıştır.

Hemen hemen her konuda olduğu gibi, özellikle hayati durum arz edecek önemli konularda bile tartışırken konu ile ilgili kavramları göz önünde bulundurmadan tartışmanın cazibesine, şehvetine kendimizi kaptırarak tartıştığımız çok olmuştur ve olmaktadır. Ayrıca kendi zemininde belki doğru kabul edilebilecek bir yargının başka zeminlerde zinhar kabul görmeyeceği hiç düşünülmez! Meşhur fıkradır: Ülkemizde arabalarıyla seyahat eden bir kız ve bir erkek turistin, kırmızı ışığın yanmasıyla duran trafikte öpüşmelerine, bizim yurttaşımızın dikkat kesilişini fark eden kız, erkek arkadaşının kulağına eğilerek:

"Pierre Pierre, bir terbiyesiz bize bakıyor!" der.

Anlatmak istediğimiz durum tam da bu. Terbiye nedir, terbiyesizlik nedir, neye göre terbiye ve terbiyesizlik? Bütün bunların tanımını yapmadan kavramların muhteviyatıyla birlikte yerli yerine oturtmadan ayrı ayrı olan bu iki bakışın mahiyeti nasıl anlaşılabilir? Nasıl yorumlanabilir?

Bu durumda bugünün insanına düşen, Batı’nın teknolojide uç noktaya ulaşmasının kapitalizm- emperyalizm ve insan sömürüsüyle ilişkisini incelemek, sonucu da değerler skalasından geçirip bunun ne ifade ettiğini anlamak olmalıdır.



Bu yazı 3026 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
2164 Okunma
294 Okunma
232 Okunma
211 Okunma
202 Okunma
190 Okunma
188 Okunma
178 Okunma
178 Okunma
176 Okunma
175 Okunma
166 Okunma
5424 Okunma
3469 Okunma
2164 Okunma
1672 Okunma
1605 Okunma
1370 Okunma
1194 Okunma
1135 Okunma
999 Okunma
918 Okunma
807 Okunma
543 Okunma
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
  • YAZARLAR
FOTO GALERİ
  • Atatürk
    Atatürk
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Haber Paketleri Tv Reklamı
    Haber Paketleri Tv Reklamı
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI